19 Haziran 2014 Perşembe

ACI

-       Vaaay yemek mi senden beklenmeyecek hareketler bunlar.
-          Ne demek beklenmeyecek hareketler? Sanki hiç yapmadığımız şeyler ayıp ediyorsun ha.
-          Ne bileyim ben pek görmedim. Aç bakalım şunları neler var neler yok.
-          Öyle çok bir şey yok boşuna umutlanma fasulye yaptım ama özel fasulye bunlar.
-          Toprağa ekince göğe mi yükseliyor sihirli mi bunlar?
-          Çok konuşma da otur masaya.
-          Vallahi gözlerim yaşardı kızım ya.
-          Dikkat et ben acılı seviyorum diye biraz acılı yaptım.

Uyarı dikkate almadan aç bir insanın (daha doğrusu aç gözlü bir insanın) direkt olarak acılı fasulyeye daldığını düşünelim.

-     Bu ne be? Bu ne biçim bi acı?
-     Ben sana dedim ama acılı diye.
-     Allah kahretsin ne koydun sen bunun içine ihanet mi? Anca o bu kadar yakardı beni!
-     Su iç su.
-     İçmiyorum su falan ağzımın içinde cehennem kuruldu şuan da. Ağzımın içinde Darwin var Darwin!
-    Sende hiç dayanamıyorsun acıya be canısı.
-    Bir insan böyle bir acıyı en son Hiroşima da tatmıştır!
-    Amma konuştun ha.
-    Kızım senin memleket nere? Anne- baba Meksika göçmeni mi?
-    Yok Yeşilçam göçmeni acıyı orada öğrendik.
-    Küçük Emrah benim kadar acı çekmemiştir.
-    Ama tadı güzel. Ellerime sağlık be.
-    Acınası bir haldeyim lütfen beni konuşturma.
-    Bana kelime oyunu yapma lütfen, hem daha bir kaşık aldın.
-    Neden bir kaşık aldığımı ‘acı’klayabilirim istiyorsan.
-    Ağlıyomusun sen?
-    Hayır sadece gözüme pul biber kaçtı. Bir insan neden bu kadar acıya ihtiyaç duyar ki?
-    Damak tadı bu damak!
-    Hayır bu direkt olarak sadistlik!
-    Ağlamayı kes artık. Acı yok Rocky acı yok! Nihahaahahah!

-    Yanıyorum! Bi soğuk savaş olsada içsek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder